
Koleksiyondaki ilk Japon makinesi ve 110 rafının en donanımlısı.
Kodak formatı icat etmişti ama tekelinde tutamadı. Japon üreticiler cep makinesine kendi mühendislik alışkanlıklarını taşıdılar: burada gerçek bir ışıkölçer var (CDS hücresi), programlı pozlama var, üstelik iki objektif var. Ön yüzdeki sürgüyü kaydırınca 26 mm normalden 43 mm teleye geçiyorsunuz — vizör de beraberinde daralıyor.
Diyafram üç konumlu: güneş, bulut, flaş. Enstantane tek — 1/200. Flaş açıldığında gövdeden hafifçe yana kayıyor; objektife yakın bir flaş kırmızı göz demek, Minolta onu birkaç santim uzaklaştırarak sorunu ucuz yoldan çözüyor.
Bütün bunlar 13×17 milimetrelik bir negatif için. Aynı yıllarda Minolta, 110 için gerçek bir refleks makine bile yaptı — zum objektifli, aynalı. Format cebe girmek için tasarlanmıştı; Japonlar onu bir fotoğrafçı aletine dönüştürmeye çalıştı. Çabanın karşılığını film alamadı: kare o kadar küçüktü ki, hangi objektifi takarsanız takın büyütmede aynı yere çıkıyordu.
Yanındaki Halina Super Flash ile bakılınca aynı formatın iki ucu görünüyor: biri mümkün olduğunca ucuza, diğeri mümkün olduğunca iyiye oynamış.